İçeriğe atla
heworxBLOG
Müzik albüm rock müzik charli xcx canlı müzik dolly parton
Londra’daki tarihi Battersea Power Station’ın içinde modern ve karanlık bir konser salonu, sahnede piyano başında bir sanatçı ve çevresinde mekânın 48 hoparlörlü uzamsal ses sistemini çağrıştıran ışık halkaları.

Blog / Müzik

Elton John, Londra’daki Apple Music Hall’un açılışını yapacak

Apple’ın Battersea Power Station’da açtığı 600 kişilik yeni konser salonunun ilk büyük ismi Elton John olacak. Charli XCX ile Chase & Status da Apple Music Hall’un ilk dönem programında sahne alacak.

Hakan E. · 4 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn

Apple’ın Londra’da açtığı yeni canlı müzik mekânı Apple Music Hall, kapılarını Elton John ile açıyor. Battersea Power Station’ın içinde kurulan 600 kişilik salonun ilk konserlerinden birinde Elton John sahne alacak. Apple’ın yeni mekân için açıkladığı ilk programda Charli XCX ve Chase & Status da yer alıyor.

Apple Music Hall klasik anlamda yalnızca konser verilen küçük bir salon değil. Apple, mekânı aynı anda konser, kayıt, miks ve video prodüksiyonunun yapılabildiği bir canlı müzik merkezi olarak tasarladı. Sanatçılar performanslarını burada çok kanallı olarak kaydedebilecek, Spatial Audio formatında miksleyebilecek ve çok kameralı görüntüler üretebilecek.

Açılış Elton John ile yapılacak

NME’nin aktardığına göre Elton John, Apple Music Hall’un ilk büyük performansını gerçekleştirecek. Böylece Apple yeni salonunun açılışını popüler müzik tarihinin en önemli isimlerinden biriyle yapmış olacak.

Elton John’un ardından programın devamında Charli XCX ile elektronik müzik ikilisi Chase & Status da sahne alacak. İlk isimlerin birbirinden oldukça farklı müzik dünyalarından seçilmesi Apple’ın salonu tek bir türün mekânı olarak konumlandırmak istemediğini gösteriyor.

Battersea Power Station’ın içinde 600 kişilik salon

Apple Music Hall, Londra’nın simge yapılarından Battersea Power Station’ın içinde bulunuyor.

Salonun kapasitesi yalnızca 600 kişi. Apple özellikle bu ölçeği tercih etmiş durumda. Amaç büyük arena prodüksiyonunun teknik imkanlarını daha küçük ve izleyiciyle sanatçı arasındaki mesafenin çok daha az olduğu bir alana taşımak.

Mekânın 38 feet genişliğindeki sahnesi klasik karşıdan izlenen konser düzeninden ortada sahne kullanılan farklı yerleşimlere kadar yeniden yapılandırılabiliyor. Salonun tasarımında Battersea Power Station’ın tarihi tuğla dokusu, kemerleri ve bronz mimari detayları korunmuş. Büyük cam yüzeylerden ise yapının iç bölümleri ve Thames Nehri görülebiliyor.

Asıl fark ses sisteminde

Apple Music Hall’un en dikkat çekici taraflarından biri salonun ses altyapısı.

Mekânda izleyicilerin çevresine yerleştirilmiş toplam 48 hoparlörden oluşan bir sistem bulunuyor. Bu sistem Spatial Audio performanslarının salonun içinde üç boyutlu bir ses alanıyla sunulmasına imkân veriyor.

Apple burada kendi müzik servisinin en önemli teknolojilerinden biri olan Spatial Audio’yu fiziksel konser deneyimiyle birleştirmeye çalışıyor.

Başka bir ifadeyle Apple Music’te kulaklıkla dinlenen uzamsal mikslerin benzeri artık konser salonunun kendisinde üretilebilecek ve dinlenebilecek.

Konser bittiğinde kayıt hazır olacak

Mekânın sahne arkasında iki profesyonel kayıt ve miks stüdyosu bulunuyor.

Bir performans çok kanallı olarak kaydedilebiliyor ve canlı olarak ya da konser sonrasında Spatial Audio formatında mikslenebiliyor. Aynı zamanda mekânın çok kameralı video altyapısı sayesinde konser doğrudan yayınlanabilecek veya daha sonra Apple Music için içerik haline getirilebilecek.

Bu detay Apple Music Hall’un neden sıradan bir konser salonundan farklı olduğunu da açıklıyor.

Apple burada konseri yalnızca salondaki 600 kişinin gördüğü tek gecelik bir etkinlik olarak düşünmüyor. Aynı performans Apple Music üzerinden milyonlarca kullanıcıya ulaşabilecek bir kayıt, canlı yayın ya da video içeriğine dönüşebiliyor.

iTunes Festival fikrinin daha kalıcı hali

Apple’ın canlı müzikle ilişkisi aslında yeni değil.

Şirket yıllarca Londra’da iTunes Festival ve daha sonra Apple Music Festival adı altında ücretsiz konserler düzenledi. Adele, Arctic Monkeys, Amy Winehouse, Coldplay, Foo Fighters, Lady Gaga ve birçok büyük isim bu etkinliklerde sahne aldı.

Apple Music Hall ise aynı fikrin geçici bir festival yerine kalıcı bir mekâna dönüşmüş hali gibi görünüyor.

Apple Music ve International Content Başkan Yardımcısı Oliver Schusser da yeni salonun şirketin sanatçılara ve hayranlara yönelik canlı müzik yatırımlarının devamı olduğunu söylüyor.

Charli XCX ve Chase & Status seçimi tesadüf değil

Apple’ın ilk programında Elton John’un yanında Charli XCX ve Chase & Status gibi isimlere yer vermesi salonun teknik özelliklerini göstermek açısından da anlamlı.

Charli XCX özellikle son yıllarda elektronik prodüksiyon, performans tasarımı ve görsel dünya arasındaki ilişkiyi güçlü biçimde kullanan isimlerden biri. Chase & Status ise drum and bass ve bass müziğin yüksek enerjili canlı performans tarafını temsil ediyor.

Böylece Apple aynı salonda bir gece piyano merkezli klasik pop performansını, başka bir gece elektronik pop prodüksiyonunu ve ardından yoğun bas ağırlıklı bir elektronik müzik konserini gösterebilecek.

Bu da 48 hoparlörlü sistemin ve yeniden yapılandırılabilir sahnenin yalnızca kağıt üzerindeki teknik özelliklerden ibaret olmadığını göstermenin iyi bir yolu.

Apple artık yalnızca müziği dağıtmak istemiyor

Apple Music Hall’un asıl ilginç tarafı belki de burada başlıyor.

Apple yıllardır müzik zincirinin dağıtım tarafında bulunuyor. Sanatçı şarkıyı kaydediyor, plak şirketi yayınlıyor ve Apple Music kullanıcıya ulaştırıyor.

Yeni salonla birlikte Apple zincirin daha erken bir noktasına giriyor.

Performansın gerçekleştirildiği mekânı sağlıyor. Kaydı yapıyor. Spatial Audio miksini oluşturabiliyor. Videoyu çekiyor. Ardından aynı içeriği kendi platformundan yayınlayabiliyor.

Bu nedenle Apple Music Hall’u yalnızca Londra’ya açılmış yeni bir konser salonu olarak görmek eksik kalabilir.

Apple aslında küçük bir salonun içine konser mekânını, kayıt stüdyosunu, yayın merkezini ve dijital müzik platformunu aynı anda yerleştiriyor.

Elton John’un açılış konseri de bu yeni modelin ilk büyük vitrini olacak.

Bu yazı size ne hissettirdi?

Hakan E.

heworx'un kurucusu. Yazılım, barındırma ve mağaza içi yayın işleri üzerine yazıyor.

İlginizi çekebilir