İçeriğe atla
SON HABERLER Bir şarkıcının sesi kime ait? Yapay zekâ taklidi nerede hak ihlaline dönüşüyor? heworxBLOG
Müzik

Müzik

Bir şarkıcının sesi kime ait? Yapay zekâ taklidi nerede hak ihlaline dönüşüyor?

Bir sanatçının hiç söylemediği sözleri onun sesiyle dinlemek artık mümkün. Yapay zekâ müzik üretiminde yeni olanaklar yaratırken, bir insanın sesini izinsiz kullanmanın nerede yaratıcılık olmaktan çıkıp kimlik ve hak ihlaline dönüştüğü sorusu giderek önem kazanıyor.

Hakan E. Yayın 2 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn

Bir müzik platformunda yeni bir şarkıyla karşılaşıyorsunuz. Vokal tanıdık, söyleyiş biçimi kusursuz, hatta sanatçının nefes alışları bile yerli yerinde. Ancak dinlediğiniz kişi o şarkıyı hiçbir zaman söylemedi. Sesinin dijital bir kopyası, başka birinin yazdığı sözleri seslendiriyor. Dinleyici açısından etkileyici görünen bu deneyim, sanatçı açısından kendi kimliği üzerindeki kontrolünü kaybetmek anlamına gelebilir.

Drake'in hiç söylemediği şarkı neden ortadan kaldırıldı?

2023'te yayımlanan Heart on My Sleeve, Drake ve The Weeknd'in seslerini taklit eden yapay zekâ vokalleriyle müzik dünyasında tartışma yarattı. Ghostwriter adıyla paylaşılan kayıt, sanatçıların katılımı olmadan hazırlanmıştı. Dinleyicilerin önemli bir bölümü ise karşılarında gerçek bir düet varmış gibi tepki verdi.

Music Business Worldwide'ın 18 Nisan 2023 tarihli haberine göre şarkı, kaldırılmadan önce Spotify'da 625.000 dinlenmeye ulaşmıştı. Universal Music Group'un telif hakkı itirazının ardından kayıt çeşitli platformlardan kaldırıldı. Olay, bir şarkının bestesi ile onu seslendiriyormuş gibi gösterilen kişinin kimliğinin ayrı meseleler olduğunu ortaya koydu.

TeknolojiSony ve UMG, Suno’nun v6 modeli için yeniden dava açtıSony ve Universal Music Group, Suno’ya karşı bir kez daha dava açtı. Şirketin yeni v6 modelinin önceki modellerin çıktılarıyla eğitilerek telif ihlalini sürdürdüğü iddia edildi.

Bir müzisyenin vokal tekniğinden etkilenmek, onun tarzında besteler hazırlamak ve sesini birebir taklit ederek yeni kayıt yayımlamak aynı şey değil. İlkinde sanatsal etkilenme söz konusuyken sonuncusunda dinleyicinin sanatçıya ait sandığı bir performans üretiliyor.

Sesin telif hakkı olmayabilir ama sahibi var

Tartışmanın hukuki tarafı, şarkı üzerindeki telif haklarıyla sınırlı değil. Bir ses kaydının kime ait olduğu, bir sanatçının icrası üzerindeki hakları ve kişinin tanınabilir sesinin izinsiz taklit edilmesi farklı hukuki sorular doğuruyor.

ABD Telif Hakkı Ofisinin 2024 tarihli dijital kopyalar raporu, mevcut korumaların izinsiz dijital kopyalara karşı yetersiz kalabildiğini belirtiyor. Kurum, kişilerin seslerinin ve görüntülerinin izinsiz taklit edilerek dağıtılmasına karşı federal düzeyde yeni koruma önerdi. Buna karşılık bir sanatçının yalnızca üslubunu taklit etmekle tanınabilir sesini kopyalamak arasında ayrım yaptı.

ABD'nin Tennessee eyaleti de 21 Mart 2024'te imzalanan ELVIS Yasası ile kişilerin seslerini yapay zekâ kaynaklı kötüye kullanımlara karşı korumayı hedefledi.

Türkiye'de ise 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 80. maddesi, icracı sanatçılara kayıtlı performansları üzerinde çeşitli haklar tanıyor. Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesi de kişilik haklarının korunmasına dayanak oluşturuyor. Ancak yalnızca yapay zekâyla üretilmiş bir ses benzerliğinin hangi koşullarda ihlal sayılacağı, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmek zorunda.

Bir gün kendi sesinizle yarışmak zorunda kalabilirsiniz

Asıl mesele, taklit edilen sesin ticari bir ürüne dönüşmesiyle belirginleşiyor. Bir sanatçının izni olmadan hazırlanan dijital vokal, reklamda, şarkıda veya siyasi mesajda kullanılabiliyor. Böylece sanatçının reddedeceği bir ifade, onun ağzından çıkmış gibi dolaşıma sokulabiliyor.

YouTube'un yapay zekâ yaklaşımında tanınabilir kişilerin seslerini taklit eden içerikler için kaldırma taleplerine yer verilmesi de bu kaygının bir yansıması. Platform, parodi, eleştiri ve haber değeri gibi unsurların değerlendirmede rol oynayabileceğini açıklıyor.

Yapay zekâ sayesinde bir sanatçının kendi sesiyle farklı dillerde şarkı söylemesi veya geçmiş kayıtlarını yeniden yorumlaması önemli bir yaratıcı fırsat olabilir. Bunun için sanatçının açık rızası, kullanım kapsamının belirlenmesi ve ekonomik haklarının korunması gerekir.

Sorun teknolojinin bir sesi üretebilmesinde değil, o sesin sahibinin iradesinden bağımsız olarak kullanılmasında başlıyor. Yaratıcı özgürlük ile kişilik hakları arasında kurulacak denge, müziğin geleceğini de belirleyecek.

Bir insanın sesini kusursuz biçimde kopyalayabiliyor olmak, o sesi kullanma hakkını da verir mi?

Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

İlginizi çekebilir