İçeriğe atla
SON HABERLER Neden artık kimse telefonda konuşmak istemiyor? heworxBLOG
Genel
Kalabalık bir kafede telefonuna gelen aramayı reddedip mesaj yazmaya başlayan genç bir kişinin açık renkli editöryal illüstrasyonu.

Genel

Neden artık kimse telefonda konuşmak istemiyor?

Genç yetişkinlerde mesajlaşma tercihi güçlenirken telefon görüşmeleri giderek daha fazla hazırlık, belirsizlik ve sosyal baskı hissi yaratıyor.

Hakan E.Yayın · 2 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn

Telefon çalıyor. Ekranda tanıdık bir isim beliriyor ancak çağrıyı yanıtlamak yerine birkaç saniye bekleyip ardından mesaj göndermek artık birçok genç yetişkin için şaşırtıcı bir davranış değil. Telefonun temel işlevlerinden biri olan konuşma, akıllı telefon çağında bazı kullanıcılar için iletişimin ilk tercihi olmaktan çıkıyor.

Bu değişimi yalnızca teknolojik alışkanlıklarla açıklamak güç. Son yıllarda farklı ülkelerde yapılan anketler, genç yetişkinlerin mesajlaşmayı telefonda konuşmaya tercih ettiğini ve aramalardan önce belirgin bir gerginlik yaşadığını gösteriyor. Mesajlaşmanın sağladığı en büyük farklardan biri ise konuşmanın akışını kontrol edebilmek.

Mesajda düşünmek için zaman var

Güney Kore’de yarı zamanlı iş platformu Albacheonguk’un 765 Z kuşağı genciyle yaptığı 2024 anketinde katılımcıların yüzde 40,8’i “arama korkusu” belirtileri yaşadığını söyledi. Bu oran 2022’de yüzde 30, 2023’te yüzde 35,7’ydi. Katılımcıların en büyük yük olarak gösterdiği şey, düşüncelerini toparlamaya fırsat bulmadan hemen yanıt vermek zorunda kalmaktı.

Mesaj yazarken yanıtı göndermeden önce düşünmek, düzenlemek ve gerektiğinde tamamen yeniden yazmak mümkün. Telefon görüşmesinde ise aynı güvenli alan bulunmuyor. Karşı tarafın söylediğine anında tepki vermek, sessizlikleri yönetmek ve konuşmanın ne zaman biteceğine karar vermek gerekiyor.

Yaş farkı da belirgin. Kore’de araştırma şirketi Embrain’in 2022’de 1.000 kişiyle yaptığı ankette telefon açmadan önce baskı hissettiğini söyleyenlerin oranı 20’li yaşlarda yüzde 43,6 iken 50’li yaşlarda yüzde 19,6’ya iniyor. 20’li yaşlardakilerin yaklaşık yüzde 60’ı mesajlaşmayı tercih ederken aramayı seçenler yalnızca yüzde 14,4’te kalıyor.

Telefon görüşmesi habersiz gelen bir toplantı gibi

Mesajlaşmanın bir başka özelliği iletişimin zamanını iki taraf için de esnek hale getirmesi. Gelen mesaj hemen yanıtlanmak zorunda değilken telefon çağrısı, karşıdaki kişinin o anda konuşmaya hazır olup olmadığı bilinmeden doğrudan dikkat talep ediyor.

Bu durum telefon görüşmesini özellikle yazılı iletişimle büyüyen kullanıcılar açısından daha müdahaleci hissettirebiliyor. Telefon çaldığında yalnızca konuşmak değil, birkaç saniye içinde konuşmaya hazır hale gelmek gerekiyor. Yazılı iletişimde ise kişi ne söyleyeceğine, nasıl söyleyeceğine ve ne zaman yanıt vereceğine daha fazla müdahale edebiliyor.

Tablo yalnız Asya’ya özgü değil. İngiltere’de karşılaştırma sitesi Uswitch’in 2.000 kişiyle yaptığı ankete göre 18-34 yaş arasındakilerin yaklaşık yüzde 70’i mesajı aramaya tercih ediyor. Aynı yaş grubunun yüzde 37’si sesli mesajı seçerken 35-54 yaş arasında bu oran yüzde 1’de kalıyor.

Sorun konuşmak değil, kontrolü kaybetmek olabilir

Dankook Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Lim Myung-ho, sesin duyguyu taşıdığını, yazının ise daha az duygu yüklü bir biçim olduğunu hatırlatıyor. Ona göre 20’li ve 30’lu yaşlardakiler yazılı iletişime daha alışkın olduğu için konuşmanın getirdiği doğrudan ve kendiliğinden duygulara daha az alışık.

Bu nedenle değişimi gençlerin artık konuşmayı sevmediği şeklinde okumak eksik kalıyor. Gençler arasında sesli mesajın yükselmesi de bunu gösteriyor. Sorun sesin kendisi değil, gerçek zamanlı konuşmanın baskısı gibi görünüyor. Telefon konuşması anlık ilerliyor ve geri alma düğmesi sunmuyor. Mesajlaşma ise cevap vermeden önce düşünme, cümleyi değiştirme ve iletişimin hızını belirleme fırsatı sağlıyor.

Bu verilerin hiçbiri telefon görüşmelerinin tamamen ortadan kalkacağını söylemiyor. Ancak genç kuşakların iletişim alışkanlıkları, aramanın varsayılan seçenek olduğu dönemden mesajın varsayılan hale geldiği bir düzene doğru ilerliyor. Telefon artık yalnızca kimin aradığını değil, o kişinin neden mesaj atmak yerine aradığını da düşündüren bir cihaz haline geliyor.

Peki siz en son ne zaman çalan bir telefonu bilerek açmadınız?

Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

Hakan E.

ohafalan'ın yayın yönetmeni. Teknoloji, oyun ve müzik tarafını izler.

İlginizi çekebilir