İçeriğe atla

Sarı Saruhan Kendi Dizisini Hak Ediyor

Kıvanç Tatlıtuğ, Sarı Saruhan’ın geçmişini anlatacak bir yapımı oynamaya sıcak bakıyor, karakterin çelişkileri ise bağımsız bir hikâye için güçlü malzeme sunuyor.

Hakan E.Yayın · 3 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn
Koyu kırmızı bir tiyatro locasında tek başına duran gösterişli deri koltuk, kolçağa bırakılmış altın renkli bir zincir ve arkada İstanbul’un gece silüeti, insan yüzü, logo ve yazı içermeyen sinematik kompozisyon.

Organize İşler’in bir sonraki büyük hamlesi, Sarı Saruhan’a kendi dizisini vermek olabilir. Kıvanç Tatlıtuğ’un canlandırdığı karakter için bu önerinin oyuncu tarafında da karşılığı var. Tatlıtuğ, Saruhan’ın geçmişine odaklanan bir yan yapım fikrine “Bana değil Yılmaz Erdoğan’a söyle. O yazarsa seve seve oynarım, gerçekten isterim” yanıtını verdi. Bu sözler kesinleşmiş bir proje duyurusu değil, oyuncunun böyle bir hikâyeye açık olduğunu gösteriyor.

16 Ekim’de Netflix’te yayımlanan sekiz bölümlük Organize İşler. Karun Hazinesi, Asım Noyan ve ekibini hazine avına çıkarıyor. Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı, Şenol Sönmez’in yönettiği dizinin genişleyen dünyası, başka bir yaratıcı tercihi de tartışmaya değer kılıyor. Seriyi büyütmenin yolu, Saruhan gibi henüz bütün katmanları açılmamış bir karakterin hayatına daha yakından bakmak olabilir.

Korkutmak kolay, kendini yönetmek zor

Sarı Saruhan’ın komedisini besleyen temel çelişki, başkalarına hükmetme gücüyle kendisini değiştirme çabası arasındaki mesafe. Sazan Sarmalı’nda bahis mafyasının içinden gelen bu adam, empati gibi kavramlarla tanışıyor ve küfür alışkanlığını bırakmaya çalışıyor. Kaba kuvvetle kurduğu düzen, kendi davranışlarını düzeltmeye yetmiyor. Gücü dışarıya işliyor, içeride aynı başarıyı gösteremiyor.

Buradaki mizah, şiveli konuşan öfkeli adam kalıbının ötesine geçebilecek bir imkân taşıyor. Saruhan’ın kendisine yakıştırdığı kimlikle davranışlarının açığa çıkardığı kişi arasında bir açıklık var. Kendini geliştirmeye çalışan ve anlayış bekleyen biri olma arzusuyla çevresine korku üzerinden yaklaşması birbirini sürekli boşa düşürüyor.

Bu açıdan empati, onun dünyasında öğrenilip tekrarlanacak bir kelimeden çok daha büyük bir sınav. Başkasının duygusunu gerçekten hesaba katmak, kendi isteğinin her zaman gerçekleşmeyeceğini kabul etmeyi gerektiriyor. Saruhan’ın bağımsız hikâyesini taşıyabilecek çatışma da burada bulunuyor. İstediğini yaptırmaya alışmış biri, istediği insan olmayı başarabilir mi?

Tatlıtuğ’un oyunculuğunun bu karakterdeki gücü, öfkeyi yalnızca yüksek sesle ifade etmeye ihtiyaç duymamasında. Bastırılan tepkinin bedene yerleşmesi, kendini tutma çabası ve ardından gelen kontrol kaybı, komedinin ritmini oluşturuyor. Saruhan’ın ne zaman patlayacağını beklemek, söyleyeceği söz kadar etkili hâle geliyor.

Asım Noyan’ın karşısından hikâyenin merkezine

Saruhan’ın daha fazlasını taşıyabileceği düşüncesi yeni ortaya çıkmış değil. Tatlıtuğ, 2019’daki açıklamasında onu derin ve zor bir karakter olarak tanımlamış, üzerinde çalışıldıkça geliştirilebilecek potansiyelinden söz etmişti. Aynı açıklamada Asım’la çatışmalarını da rolün kendisini heyecanlandıran tarafları arasında saymıştı.

Ancak güçlü bir karşılaşma yaratmakla bütün bir hikâyeyi taşımak farklı sorumluluklar. Saruhan’ı merkeze alan yapımın, onun Asım’a verdiği tepkilerin ötesinde kararlarını, ilişkilerini ve kayıplarını kurması gerekir. Kimin karşısında sustuğu, kimin onayını aradığı ve hangi durumda gücünün işe yaramadığı gibi sorular, bağımsız bir senaryonun araştırabileceği alanlar.

Bir başlangıç hikâyesi de ancak bu sorulara hizmet ederse anlamlı olur. Saruhan’ın nasıl yükseldiğini göstermek kadar, yükselirken hangi davranışlarını kalıcı hâle getirdiğini anlatmak gerekir. Geçmişe dönmek, bugünkü kabalığına duygusal bir mazeret üretmekle sınırlı kalırsa karakter derinleşmez, yalnızca aklanır.

Üstelik Saruhan’ın başrolde olması, her durumda haklı çıkmasını gerektirmez. Yanıldığı, küçük düştüğü veya kendi kurduğu düzenin altında kaldığı anlar, onu daha ilginç bir karaktere dönüştürebilir. Seyircinin ilgisini sürdürecek şey, yenilmezliği kadar yenilgi karşısında ne yapacağıdır.

Daha çok Saruhan yetmez, daha zor bir hikâye gerekir

Bir yan yapımın en büyük riski, sevilen özellikleri sürekli tekrarlamak olur. Daha fazla bağırış, daha fazla şive ve tanıdık tepkiler ilk anda karşılık bulabilir. Fakat sezon boyunca merakı sürdürecek şey, Saruhan’ın henüz bilmediğimiz koşullar altında nasıl davranacağıdır.

Bu nedenle onun karşısına yalnızca korkutabileceği insanlar koymak, hikâyeyi baştan daraltır. Kendisine ihtiyaç duymayan, parasından etkilenmeyen veya otoritesini tanımayan kişilerle kurulacak ilişkiler daha verimli olabilir. Böyle bir senaryo, karakterin alıştığı yöntemleri boşa çıkararak hem komediye hem dramatik gelişime alan sağlar.

Sarı Saruhan’a kendi dizisi verilmeli, ancak bu dizi karakterin şöhretine güvenerek yazılmamalı. Tatlıtuğ’un oynamaya istekli olduğu bu rol için asıl yaratıcı fırsat, güçlü görünen bir adamı kendi çelişkileriyle baş başa bırakmakta. Saruhan’ın kimleri korkutabildiğini biliyoruz, şimdi neyle yüzleşemediğini anlatan bir hikâyeye ihtiyaç var.


Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

İlginizi çekebilir