İçeriğe atla
SON HABERLER Zayıflama İğnesiyle Kilo Verenler Neden Bunu Saklıyor? heworxBLOG
Genel

Zayıflama İğnesiyle Kilo Verenler Neden Bunu Saklıyor?

Bir anda verilen kilolar, değişen bedenler ve cevapsız kalan sorular. Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi ilaçlarla kilo veren bazı insanlar, kullandıkları yöntemi ailelerinden, arkadaşlarından, hatta en yakın çevrelerinden bile gizliyor. Peki neden? Bilimsel araştırmalar, ilaçla zayıflayan insanların yalnızca kilolarıyla değil, irade, başarı, mahremiyet ve toplumsal yargılarla da mücadele ettiğini ortaya koyuyor.

Burcu P.ohafalan editörüYayın · 13 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn

Bir arkadaşınızı aylar sonra gördüğünüzü düşünün. Belirgin biçimde zayıflamış. Yüzü değişmiş, kıyafetleri küçülmüş, kendisini daha iyi hissettiğini söylüyor. Sohbet bir noktadan sonra herkesin merak ettiği soruya geliyor.

Nasıl kilo verdin?

Diyet yaptığını, porsiyonlarını küçülttüğünü ve yürüyüşe başladığını anlatıyor. Fakat hikâyenin bir bölümünü kendisine saklıyor. Doktor kontrolünde kullandığı zayıflama ilacından söz etmiyor.

Bu sahne, araştırmalarda belirlenen açıklama davranışlarından hareketle oluşturulmuş temsili bir örnek. Ancak arkasındaki toplumsal sorun gerçek.

Çünkü kilo vermek, modern toplumda yalnızca bedensel bir değişim olarak görülmüyor. Aynı zamanda disiplinin, kararlılığın ve iradenin kanıtı kabul ediliyor. Kimi zaman kullanılan yöntem, elde edilen sonuçtan daha fazla önem kazanıyor.

Kilo Vermek Başarıysa İlaç Kullanmak Neden Hile Sayılıyor?

Güney Danimarka Üniversitesi ve Odense Üniversite Hastanesi araştırmacılarının 2025'te Basic & Clinical Pharmacology & Toxicology dergisinde yayımladığı nitel araştırma, bu soruya doğrudan yanıt arıyor.

Araştırmacılar, kilo vermek amacıyla semaglutid kullanan 7 kişiyle görüşerek tedavi deneyimlerini ve çevrelerinden aldıkları tepkileri inceledi.

Katılımcılar, ilaç kullanmanın bazı insanlar tarafından kolaycılık veya hile olarak değerlendirildiğini anlattı. Görüşülen kişilerden bazıları, önyargılarla karşılaşmamak için tedavilerini yalnızca aile üyelerine ve yakınlarına açıkladıklarını belirtti.

Bir katılımcı, kilo vermek için gösterdiği çabanın takdir edilmesini istediğini, ancak çevresinin bunu kolay yoldan elde edilmiş bir sonuç gibi değerlendirdiğini anlattı.

Bir başka katılımcı ise tansiyon ilacı kullanan insanların neden sürekli açıklama yapmak zorunda olmadıklarını sorguladı.

Bu karşılaştırma, konunun özünü gösteriyor. Bir hastalığın tedavisi için ilaç kullanmak olağan karşılanırken kilo vermek için ilaç kullanmak neden kişinin karakteri hakkında tartışmaya dönüşüyor?

Elbette 7 katılımcılı nitel araştırma, toplumun ne kadarının böyle düşündüğünü gösteremez. Ancak insanların tedavilerini açıklarken yaşadığı gerilimi ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.

Üstelik katılımcıların tamamı ilaç kullanımını saklamıyordu. Bazıları deneyimlerini sosyal medyada veya kamuoyuna açık biçimde paylaştıklarını, bunun başkalarına yardımcı olabileceğini düşündüklerini anlattı.

607 Kişilik Deneyde İlaçla Zayıflayanlar Daha Olumsuz Değerlendirildi

Konunun yalnızca kişisel deneyimlerden ibaret olmadığını gösteren daha kapsamlı bir çalışma da bulunuyor.

Erin C. Standen, Sean M. Phelan ve A. Janet Tomiyama tarafından hazırlanan, 3 Nisan 2026'da International Journal of Obesity dergisinde yayımlanan iki deneyli araştırma, ilaç kullanımı ve kilo verme biçiminin toplumsal değerlendirmeleri nasıl etkilediğini inceledi.

İlk deney, Ekim 2024'te ABD'de yaşayan 607 yetişkinle gerçekleştirildi. Katılımcılara kurgusal bir kişi hakkında farklı bilgiler verildi.

Bir gruba kişinin GLP-1 ilacıyla kilo verdiği, diğerine diyet ve egzersizle zayıfladığı, başka bir gruba ise kilo vermediği anlatıldı.

Sonuç dikkat çekiciydi.

İlaç kullanarak zayıflayan kişi, diyet ve egzersizle kilo veren kişiye göre daha olumsuz özelliklerle ilişkilendirildi. Katılımcılar, ilaçla zayıflayan kişiyle sosyal ilişki kurmaya da daha düşük istek gösterdi.

Araştırmanın ikinci deneyi Şubat 2025'te 706 yetişkinle yapıldı. Bu kez kilo verdikten sonra yeniden kilo alma durumları karşılaştırıldı.

İlaç bıraktıktan sonra kilo alanlarla diyet ve egzersizi bıraktıktan sonra kilo alanlar benzer biçimde değerlendirildi. Her iki grup da verdiği kiloları koruyan kişiden daha olumsuz algılandı.

Bu sonuç önemli bir ayrımı ortaya koyuyor.

Toplumsal yargılar yalnızca zayıflama yöntemine yönelmiyor. Verilen kilolar geri alındığında da insanların kişilikleri hakkında olumsuz değerlendirmeler yapılabiliyor.

Araştırma, gerçek insanların tedavilerini gizleme oranını ölçmedi. Katılımcıların kurgusal kişilere yönelik tepkilerini inceledi. Buna rağmen ilaçla kilo vermenin neden sosyal açıdan hassas bir konuya dönüşebildiğini açıklayan güçlü deneysel kanıt sağladı.

Hastalık İçin Kullanılan İlaç Neden Zayıflamak İçin Kullanılınca Tartışılıyor?

JAMA Network Open dergisinde 5 Haziran 2026'da yayımlanan Patient Experiences With GLP-1 Receptor Agonists başlıklı araştırma, konunun başka bir yönünü ortaya çıkardı.

Isabella de Vere Hunt ve çalışma arkadaşları, ABD'nin 15 eyaletinden 30 yetişkinle görüştü. Katılımcıların 23'ü görüşmeler sırasında GLP-1 ilacı kullanıyordu, 7'si ise tedaviyi bırakmıştı.

Görüşmelerde yemekle ilgili zihinsel meşguliyetin azalması, iştah değişiklikleri, yan etkiler, maliyet, tedaviye erişim ve toplumsal damgalanma ele alındı.

Öne çıkan konulardan biri, aynı ilacın hangi amaçla kullanıldığının insanların tepkilerini değiştirebilmesiydi.

Diyabet tedavisi için kullanılan bir ilaç, sağlık ihtiyacının parçası olarak değerlendirilirken kilo yönetimi amacıyla kullanılması kimi çevrelerde eleştirilere yol açabiliyordu.

Katılımcılar, ilaç kullanımını herkese açıklamama veya yalnızca belirli kişilerle paylaşma davranışlarından söz etti.

Bu durum, obezitenin ne ölçüde tıbbi bir durum, ne ölçüde kişisel sorumluluk olarak görüldüğü tartışmasıyla yakından ilişkili.

Aralık 2025'te Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi kronik ve tekrarlayabilen bir hastalık olarak ele alan ilk küresel GLP-1 tedavi kılavuzunu yayımladı.

DSÖ, uygun yetişkin hastalarda bu ilaçların uzun süreli tedavide kullanılabileceğini koşullu olarak önerdi. Bunun yanında beslenme, fiziksel aktivite ve sağlık profesyoneli desteğinin önemini vurguladı.

Bilimsel yaklaşım obezitenin karmaşık biyolojik ve çevresel etkenlerle ilişkisini kabul ederken toplumsal değerlendirmeler hâlâ kişisel iradeye odaklanabiliyor.

İnsanlar Aslında Neyi Gizliyor?

Araştırmaları birlikte değerlendirdiğimizde birbirinden ayrılması gereken nedenler ortaya çıkıyor.

İlk neden, yargılanma endişesi. İlaç kullanan kişi, verdiği kiloların kendi emeği olarak görülmeyeceğini düşünebiliyor.

İkinci neden, başarıya ilişkin toplumsal beklentiler. Uzun süre diyet yapıp sonuç alamayan bir insan, ilaç tedavisinden yararlandığını söylediğinde geçmişteki çabalarının da küçümseneceğinden kaygılanabiliyor.

Üçüncü neden, sağlık mahremiyeti. İnsanlar kullandıkları ilaçları, teşhislerini ve tedavi süreçlerini başkalarıyla paylaşmak zorunda değil. Bu karar her zaman utançla ilişkili olmayabilir.

Dördüncü neden, istenmeyen yorumlar. İlaç kullandığını açıklayan bir kişi, tıbbi bilgisi bulunmayan kişilerden yan etkiler, kilo verme hızı veya tedavisini bırakması konusunda tavsiyeler alabilir.

Beşinci neden ise kilo kaybını koruma baskısı. Kişi, tedavi sonrasında yeniden kilo alması durumunda çevresinin vereceği tepkilerden çekinebilir.

Bunların her birini bütün kullanıcılar için kanıtlanmış nedenler olarak değerlendirmek doğru değil. Araştırmalarda doğrudan bildirilen deneyimlerle bu deneyimlerden hareketle yapılan toplumsal yorumları ayırmak gerekiyor.

Yine de ortak bir sorun belirginleşiyor.

Bir insan kilo verdiğinde çevresi sonucu merak ediyor. Fakat sonucun arkasındaki yöntem açıklanınca bu kez o yöntemi yargılayabiliyor.

Zayıflama İğneleri Gerçekte Ne Yapıyor?

Bu tartışmayı anlamak için ilaçların vücutta nasıl çalıştığını da bilmek gerekiyor.

Semaglutid, GLP-1 adı verilen bağırsak hormonu sistemini taklit eden bir etken madde. İştahın ve tokluk hissinin düzenlenmesinde rol oynuyor. Mide boşalmasını yavaşlatabilmesi de etkilerinden biri.

Tirzepatid ise GLP-1 ve GIP reseptörleri üzerinden etki gösteren farklı bir molekül.

Bu nedenle Ozempic, Wegovy ve Mounjaro isimlerinin aynı ilacı ifade ettiği düşünülmemeli. Ozempic ve Wegovy semaglutid içerirken Mounjaro tirzepatid içeriyor. Markaların onaylı kullanım alanları ve dozları ülkelere göre farklılık gösterebiliyor.

İlaçların etkisi yalnızca kişinin daha az yemeye karar vermesinden ibaret değil. İştah ve toklukla ilişkili biyolojik süreçleri değiştiriyorlar.

Bu da irade tartışmasının neden yetersiz kaldığını gösteriyor.

Obezitenin oluşumunda genetik yatkınlık, hormonlar, çevre, uyku, ilaçlar, beslenme koşulları ve metabolik süreçler birlikte rol oynayabiliyor.

Dolayısıyla ilaç tedavisinden yararlanan bir kişiyi iradesiz olarak değerlendirmek bilimsel bir sonuç değil, toplumsal bir yargı.

2.539 Kişilik Araştırma Kilo Kaybı Hakkında Ne Gösterdi?

Zayıflama ilaçlarının etkisini değerlendiren temel araştırmalardan biri, 2022'de New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan SURMOUNT-1 çalışması.

Eli Lilly tarafından desteklenen araştırmada, diyabeti olmayan, obezitesi veya kiloyla ilişkili sağlık riski bulunan 2.539 yetişkin incelendi.

Katılımcılar 72 hafta boyunca farklı tirzepatid dozları veya plasebo aldı. Bütün gruplara yaşam tarzı müdahaleleri de uygulandı.

Araştırma sonunda ortalama vücut ağırlığı kaybı şöyle gerçekleşti.

  • 5 mg tirzepatid grubunda yüzde 15,0
  • 10 mg tirzepatid grubunda yüzde 19,5
  • 15 mg tirzepatid grubunda yüzde 20,9
  • Plasebo grubunda yüzde 3,1

Bunlar araştırma gruplarının ortalamalarıydı. Her kullanıcının aynı miktarda kilo vereceği anlamına gelmiyor.

Üstelik ilaç kullanımının tedavi planı, doz artışı, hekim takibi ve olası yan etkiler gibi aşamaları bulunuyor.

Dolayısıyla ilaçların etkili olması, kullanım sürecinin herkes için kolay olduğu anlamına gelmiyor.

İğneler Bırakılınca Kilolar Geri mi Geliyor?

Tedavinin sosyal boyutunu etkileyebilecek konulardan biri de kilo kaybının korunması.

2022'de Diabetes, Obesity and Metabolism dergisinde yayımlanan STEP 1 uzatma araştırması, semaglutid tedavisini bırakan kişilerde kilo değişimini inceledi.

Ana STEP 1 araştırmasına 1.961 yetişkin katılmıştı. Tedavi bırakıldıktan sonraki uzatma analizinde 327 kişinin verileri değerlendirildi.

Semaglutid kullanan grupta, 68 haftalık tedavinin sonunda ortalama yüzde 17,3 ağırlık kaybı görülmüştü.

Tedavi ve yapılandırılmış yaşam tarzı müdahalesi bırakıldıktan sonraki 1 yılda, kaybedilen ağırlığın ortalama yaklaşık üçte 2'si geri alındı.

Bu sonuç her hastanın aynı şekilde kilo alacağını göstermiyor. Ancak obezite tedavisinde uzun dönemli takibin neden önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Toplumsal açıdan başka bir sorun daha var.

Kişi kilo verdiğinde çevresinden övgü alıyor. Kilosunu geri aldığında aynı çevrenin kendisini başarısızlıkla suçlayabileceğini düşünüyor olabilir.

Bu beklenti, tedavi hakkında konuşmayı daha da zorlaştırabilir. Ancak bu psikolojik bağlantının toplum genelinde ne ölçüde yaşandığı ayrıca araştırılmalı.

Ünlüler İlaç Kullandığını Neden Açıklamakta Zorlanıyor?

Zayıflama ilaçlarının etrafındaki tartışmayı büyüten unsurlardan biri de ünlülerin değişen görünümleri.

Bir sanatçının veya televizyon yıldızının kilo kaybetmesi, sosyal medyada kısa sürede hangi yöntemi kullandığına ilişkin spekülasyonlara dönüşebiliyor.

Oysa bir kişinin fotoğrafına bakarak GLP-1 ilacı kullandığını belirlemek mümkün değil.

Bu tartışmanın belgelenmiş örneklerinden biri Oprah Winfrey.

Winfrey, 2024'te ABC televizyonunda yayımlanan An Oprah Special. Shame, Blame and the Weight Loss Revolution programında kilo kaybı, ilaç tedavisi ve yıllarca karşılaştığı beden odaklı eleştiriler hakkında konuştu.

ABC News'ün 19 Mart 2024 tarihli haberine göre Winfrey, uzun yıllar kilosu nedeniyle alay konusu edildiğini ve bunun kendisinde yarattığı utancı anlattı.

Programdan önce de kilo vermek için ilaç kullandığını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Whoopi Goldberg de Mart 2024'te The View programında Mounjaro kullandığını açıkladı. People dergisinin aktardığı açıklamasında, kilo değişimi ve sağlık geçmişinden söz etti.

Bu isimlerin açıklamaları, ilaç kullanımının yalnızca ünlüler tarafından saklandığı düşüncesini desteklemiyor. Aksine bazı tanınmış kişiler tedavilerini açıkça anlatmayı tercih ediyor.

Buradaki konu ünlülerin ne kullandığını tahmin etmekten daha büyük.

Toplum, insanların bedenlerindeki değişimleri izleme ve bu değişimlerin nedenlerini öğrenme hakkına sahip olduğunu düşünebiliyor.

Zayıflamak İçin Para Harcamak Yeni Bir Ayrıcalığa mı Dönüşüyor?

İlaçların yüksek maliyetleri, tartışmaya ekonomik bir boyut ekliyor.

Berit L. Heitmann tarafından 2025'te Current Obesity Reports dergisinde yayımlanan bilimsel derleme, yeni obezite ilaçlarının toplumsal damgalanmayı azaltma ve güçlendirme olasılıklarını değerlendirdi.

Kasım 2024'e kadar yapılan taramada 310 yayın belirlendi. Bunların yalnızca 2'si yeni kilo yönetimi ilaçlarına ilişkin damgalanmayı doğrudan inceleyen ampirik çalışmalardı.

Derleme, ilaçların obeziteyi tıbbi bir durum olarak değerlendirmeye katkıda bulunabileceğini, ancak yüksek maliyetlerin toplumsal eşitsizlikleri artırabileceğini vurguladı.

Bu durum yeni bir soruyu gündeme getiriyor.

Kilo vermek için etkili tedaviye ulaşabilenlerle ulaşamayanlar arasında görünüşe dayalı yeni bir eşitsizlik oluşabilir mi?

Tedaviye erişim. Gelir, sağlık sigortası, ilaç bulunabilirliği ve sağlık hizmetlerine ulaşım gibi koşullardan etkileniyor.

Dolayısıyla kişinin zayıflamasını yalnızca kendi çabasının sonucu olarak değerlendirmek, bu ekonomik ve yapısal farklılıkları görünmez kılabilir.

Kilo verme endüstrisinin ticari mesajları da bu ortamda önem kazanıyor. İdeal beden görüntüsünün sürekli pazarlandığı bir dünyada, kilo verme yöntemi kişisel başarı hikâyesinin bir parçasına dönüşebiliyor.

Ancak bu ticari kültürün doğrudan ilaç kullanımını gizlemeye neden olduğuna ilişkin kesin bir sonuç çıkarmak için ayrıca araştırma gerekiyor.

Türkiye'de Durum Ne?

Türkiye'de obezite önemli bir halk sağlığı konusu.

TÜİK'in 2022 Türkiye Sağlık Araştırması, 15 yaş ve üzerindeki kişilerin yüzde 20,2'sinin obez kategorisinde bulunduğunu ortaya koydu.

Araştırmada obezite oranı kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde yüzde 16,8 olarak açıklandı.

Bu veriler doğrudan bireylerin bildirdiği boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kitle indeksine dayanıyor.

Türkiye'de kilo verme, diyet ve beden görünümü etrafındaki tartışmaların toplumsal karşılığı bulunuyor. Ancak mevcut obezite verilerinden insanların zayıflama ilaçlarını ne sıklıkla gizlediği sonucuna ulaşılamaz.

Bu dosya için incelenen kaynaklarda, Türkiye genelinde GLP-1 kullanıcılarının tedavilerini gizleme oranını güvenilir biçimde ölçen temsili bir araştırma doğrulanamadı.

Bu nedenle Türkiye'deki kullanıcıların çoğunluğunun tedaviyi sakladığını ileri sürmek bilimsel açıdan doğru olmaz.

Türkiye'de ayrıca ilaçların sağlık otoritelerince onaylanmış kullanım koşulları, reçete düzeni ve tedaviye erişim koşulları önem taşıyor. Bir ilacın başka ülkede belirli amaçla onaylanmış olması, Türkiye'deki kullanım koşullarının aynı olduğu anlamına gelmiyor.

İğnelerin Riskleri Neden Göz Ardı Edilmemeli?

Zayıflama ilaçları hakkındaki toplumsal tartışma, bazen iki uç yaklaşım arasında sıkışıyor.

Bir tarafta ilaçları kolay ve zahmetsiz bir çözüm gibi pazarlayan anlatılar bulunuyor. Diğer tarafta ise bütün ilaç kullanıcılarını iradesiz veya sorumsuz olarak değerlendiren yaklaşımlar var.

Oysa her ikisi de tıbbi gerçekliği eksik yansıtıyor.

GLP-1 temelli tedavilerde mide bulantısı, kusma, ishal, kabızlık ve karın rahatsızlıkları görülebiliyor. Bazı hastalarda safra kesesi sorunları ve pankreatit gibi daha ciddi risklerin değerlendirilmesi gerekiyor.

Tedaviye başlamadan önce tıbbi geçmişin, diğer ilaçların, eşlik eden hastalıkların ve kişisel risklerin incelenmesi önem taşıyor.

ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 2024'te yayımladığı güvenlik uyarısında, onaylanmış ürünlerden farklı biçimde hazırlanan semaglutid enjeksiyonlarında doz hesaplama hataları ve hastaneye yatış gerektiren olaylar bildirildiğini açıkladı.

Bu uyarı, bütün ruhsatlı zayıflama ilaçlarının aynı riski taşıdığı anlamına gelmiyor. Özellikle farklı konsantrasyonlarda hazırlanan, standart dışı ürünlerle ilişkili tehlikelere işaret ediyor.

İlaçları yalnızca estetik amaçlarla, uygun tıbbi değerlendirme olmadan kullanmak ile hekim tarafından belirlenmiş tedavi gereksinimi doğrultusunda kullanmak arasında önemli bir fark bulunuyor.

Bu nedenle tartışmanın odağında ilaç kullananların karakteri değil, tedavinin güvenliği ve uygunluğu olmalı.

Asıl Konu İğne Değil, Başarıyı Nasıl Tanımladığımız

Araştırmalar bir çelişkiyi görünür kılıyor.

Kilo vermeyen bir insan yeterince çaba göstermemekle suçlanabiliyor. İlaç kullanarak kilo verdiğinde ise kolay yolu seçtiği söylenebiliyor. Tedavi sonunda yeniden kilo aldığında başarısız olarak değerlendirilebiliyor.

İnsan hangi yöntemi seçerse seçsin, bedeni ve davranışları toplumsal yorumların konusu olabiliyor.

Bununla birlikte ilaç kullanımını açıklamayan herkesi utanç veya korku içinde yaşayan insanlar olarak göstermek de başka bir önyargı yaratır.

Bir kişi yargılanmaktan çekindiği için susabilir. Başka biri sağlık bilgilerinin kendisine ait olduğunu düşündüğü için açıklama yapmayabilir. Bir başkası ise tedavisini herkesle paylaşabilir.

Bu kararlar birbirinden farklıdır ve tek bir psikolojik nedenle açıklanamaz.

Mevcut bilimsel veriler, özellikle ilaçla zayıflayan kişilere yönelik olumsuz yargıların gerçekten var olduğunu gösteriyor. Ancak bu yargıların bütün toplumlarda aynı yoğunlukta bulunduğu veya kullanıcıların çoğunluğunun tedavisini sakladığı henüz kanıtlanmış değil.

Belki de asıl soru insanların zayıflama iğnesi kullandıklarını neden açıklamadıkları değildir.

Bir insanın bedenindeki değişimin nedenini öğrenmeyi neden kendimize hak görüyoruz?

Kaynaklar ve Dipnotlar

[1] Semaglutid Kullanıcılarının Deneyimleri ve Toplumsal Önyargılar

This Is My Decision. A Qualitative Study of Individuals' Perspectives on Use of Semaglutide for Weight Loss.

Basic & Clinical Pharmacology & Toxicology, 2025.

Kilo vermek amacıyla semaglutid kullanan 7 kişiyle gerçekleştirilen nitel araştırma. Kullanıcıların tedaviye ilişkin deneyimleri, toplumsal damgalanma ve ilaç kullanımını açıklama kararları incelendi.

Bilimsel araştırmanın tamamı

[2] İlaçla Kilo Vermenin Toplumsal Olarak Damgalanması

Standen, E. C., Phelan, S. M. ve Tomiyama, A. J.

An Experimental Investigation of the Stigmatization of Weight Loss and Regain from GLP-1 Receptor Agonist Use and Cessation.

International Journal of Obesity, 2026, 50, 1478–1485.

ABD'de 607 ve 706 yetişkinle gerçekleştirilen 2 deney. İlaçla kilo kaybına, diyet ve egzersize ve yeniden kilo almaya yönelik toplumsal değerlendirmeler karşılaştırıldı.

DOI — 10.1038/s41366-026-02061-y

Araştırmanın tamamı

[3] GLP-1 Tedavisinde Hasta Deneyimleri

de Vere Hunt, I., Ramirez-Posada, M., Babu, C. S. ve diğerleri.

Patient Experiences With GLP-1 Receptor Agonists.

JAMA Network Open, 2026, 9(6), e2616951.

ABD'nin 15 eyaletinden 30 mevcut veya eski GLP-1 kullanıcısıyla yapılan görüşmeler. İştah değişiklikleri, yan etkiler, tedavi maliyetleri, mahremiyet ve algılanan toplumsal damgalanma değerlendirildi.

DOI — 10.1001/jamanetworkopen.2026.16951

Araştırmanın tamamı

[4] Dünya Sağlık Örgütü GLP-1 Tedavi Kılavuzu

World Health Organization, 1 Aralık 2025.

WHO Issues Global Guideline on the Use of GLP-1 Medicines in Treating Obesity.

DSÖ'nün obezitenin kronik bir hastalık olarak tedavisinde GLP-1 ilaçlarının kullanımına ilişkin kılavuz duyurusu. Uzun süreli tedavi, yaşam tarzı müdahaleleri, güvenlik ve tedaviye erişim konuları ele alındı.

DSÖ açıklaması ve kılavuz bağlantısı

[5] Tirzepatid ile Kilo Kaybı — SURMOUNT-1

Jastreboff, A. M. ve diğerleri.

Tirzepatide Once Weekly for the Treatment of Obesity.

New England Journal of Medicine, 2022, 387, 205–216.

Diyabeti bulunmayan 2.539 yetişkinin katıldığı, 72 haftalık randomize kontrollü araştırma. Tirzepatidin farklı dozlarıyla elde edilen kilo kaybı sonuçları değerlendirildi.

DOI — 10.1056/NEJMoa2206038

Araştırmanın tamamı

[6] Semaglutid Bırakıldıktan Sonra Kilo Geri Alımı

Wilding, J. P. H. ve diğerleri.

Weight Regain and Cardiometabolic Effects After Withdrawal of Semaglutide. The STEP 1 Trial Extension.

Diabetes, Obesity and Metabolism, 2022.

327 katılımcının verilerinin incelendiği uzatma çalışması. Tedavinin kesilmesinden sonraki 1 yılda katılımcıların daha önce kaybettikleri kiloların ortalama yaklaşık üçte 2'sini geri aldığı belirlendi.

DOI — 10.1111/dom.14725

Araştırmanın tamamı

[7] Zayıflama İlaçları ve Toplumsal Damgalanma

The Impact of Novel Medications for Obesity on Weight Stigma and Societal Attitudes. A Narrative Review.

Current Obesity Reports, 2025.

Kasım 2024'e kadar belirlenen 310 yayının değerlendirildiği literatür incelemesi. Yeni obezite ilaçlarının toplumsal önyargılar, damgalanma ve sağlık eşitsizlikleri üzerindeki olası etkileri tartışıldı.

DOI — 10.1007/s13679-025-00611-5

Bilimsel derlemenin tamamı

[8] Oprah Winfrey ve Kilo Damgalanması

ABC News, 19 Mart 2024.

An Oprah Special. Shame, Blame and the Weight Loss Revolution.

Oprah Winfrey'in kilo yönetimi ilaçları, bedenine yönelik kamuoyu baskısı ve geçmişte yaşadığı utanç deneyimlerini anlattığı televizyon özel programına ilişkin haber.

ABC News haberi

[9] Whoopi Goldberg'in Mounjaro Açıklaması

People, Mart 2024.

Whoopi Goldberg'in The View programında Mounjaro kullandığını kamuoyuyla paylaşmasına ilişkin haber.

People haberi

[10] Türkiye'de Obezite Verileri

Türkiye İstatistik Kurumu, Türkiye Sağlık Araştırması 2022.

Yayımlanma tarihi — 1 Haziran 2023.

15 yaş ve üzerindeki nüfusta obezite oranı yüzde 20,2. Kadınlarda yüzde 23,6, erkeklerde yüzde 16,8 olarak açıklandı.

TÜİK Türkiye Sağlık Araştırması 2022

[11] Semaglutid Ürünlerinde Doz Hataları ve Güvenlik

U.S. Food and Drug Administration, 2024.

FDA Alerts Health Care Providers, Compounders and Patients of Dosing Errors Associated With Compounded Injectable Semaglutide Products.

FDA'nın standart dışı hazırlanan semaglutid enjeksiyonlarıyla ilişkili doz hataları ve bildirilen ciddi yan etkilere yönelik güvenlik açıklaması.

FDA resmî açıklaması

Bu kaynakça, OHAfalan'ın “Zayıflama İğnesiyle Kilo Verenler Neden Bunu Saklıyor?” başlıklı özel haber dosyası için hazırlanmıştır. Araştırmaların bir bölümü sınırlı örneklemli nitel çalışmalardır. Bulgular Türkiye nüfusunun tamamına genellenemez. Tedavi kullanımını açıklamama nedenlerine ilişkin yorumlar, araştırmaların doğrudan ölçtüğü sonuçlardan ayrı değerlendirilmelidir.

Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

İlginizi çekebilir