İçeriğe atla

Hükümetler Neden Stok Yapın Diyor, Blackout Uyarılarının Arkasında Ne Var?

Avrupa'da hükümetler vatandaşlarından evlerinde birkaç günlük yiyecek, içme suyu, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmalarını istiyor. Avrupa Birliği 72 saatlik, Almanya ise 10 günlük kriz hazırlığı öneriyor. Elektrik kesintilerinin toplumsal hareketleri kontrol etmek amacıyla kullanılıp kullanılamayacağı da tartışılıyor.

Hakan E.Yayın · 4 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn
Karanlığa gömülmüş bir Avrupa kentinin sokakları, ışıkları sönmüş binalar, ön planda su ve gıda stoklarının bulunduğu bir acil durum çantası.

Hükümetler Neden Stok Yapın Diyor, Blackout Uyarılarının Arkasında Ne Var?

Avrupa'da hükümetler vatandaşlarından evlerinde birkaç günlük yiyecek, içme suyu, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmalarını istiyor. Elektrik kesintilerine karşı hazırlık çağrıları yapılırken radyoların, pillerin ve nakit paranın da acil durum çantalarında yer alması öneriliyor.

Ancak bu çağrılar başka bir soruyu da beraberinde getiriyor. Hükümetler gerçekten büyük bir enerji krizinden mi endişe ediyor, yoksa elektrik ve iletişim kesintileri ileride toplumsal hareketleri kontrol etmek için kullanılabilecek araçlar arasında mı görülüyor?

Resmî belgeler ile geçmiş krizlerde yaşananlar karşılaştırıldığında iki farklı tablo ortaya çıkıyor. Avrupa'nın kriz hazırlıklarını artırdığı açık. İnternet kesintilerinin protestoları bastırmak amacıyla kullanıldığı da belgelenmiş durumda. Fakat bunlar, Avrupa'daki stok uyarılarının planlı elektrik kesintileriyle protestoları önlemeye yönelik olduğunu kanıtlamıyor.

Önce 72 saat, sonra 10 gün

Avrupa Komisyonu, 26 Mart 2025'te yayımladığı Hazırlık Birliği Stratejisi'nde vatandaşların en az 72 saat boyunca temel ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilecek durumda olmasını hedefledi. Strateji doğal afetlerden siber saldırılara, jeopolitik çatışmalardan kritik altyapıların zarar görmesine kadar geniş bir risk grubunu kapsıyor.

Almanya'nın Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi ise vatandaşlara mümkünse 10 günlük gıda ve içecek stoku hazırlamalarını öneriyor. Kurum, bunu sağlayamayanların üç günlük bir stokla başlayabileceğini belirtiyor.

Bu uyarıların temel gerekçesi, büyük bir kriz sırasında devletin bütün vatandaşlara aynı anda ulaşamayabilecek olması. Elektrik kesildiğinde marketlerin ödeme sistemleri, su pompaları, haberleşme hizmetleri ve ulaşım altyapısı etkilenebiliyor. Evlerde bulunan temel malzemeler, yardım ulaşıncaya kadar geçen sürede ihtiyaçların karşılanmasını sağlıyor.

Burada önemli bir ayrıntı var. Avrupa Birliği'nin 72 saatlik hazırlık hedefi, 72 saat sürecek bir blackout planlandığı anlamına gelmiyor. Açıklanan belgelerde belirli bir tarihte elektriklerin kesileceğine ilişkin bir duyuru bulunmuyor.

İspanya ve Portekiz'deki büyük kesinti ne gösterdi?

28 Nisan 2025'te İspanya ve Portekiz'in büyük bölümünde elektrik sistemi çöktü. Avrupa Elektrik İletim Sistemi İşletmecileri Ağı ENTSO-E, olayı Avrupa'nın son 20 yılı aşkın dönemde yaşadığı en ağır elektrik sistemi arızası olarak değerlendirdi.

20 Mart 2026'da yayımlanan nihai teknik rapor, kesintinin tek bir nedenden kaynaklanmadığını ortaya koydu. Voltaj kontrolündeki sorunlar, sistem salınımları, üretim tesislerinin devreden çıkması ve birbirini tetikleyen teknik arızalar elektrik şebekesinin çökmesine neden oldu.

Raporda olayın toplumsal protestoları bastırmak amacıyla gerçekleştirildiğine ilişkin bir bulgu yer almadı. Bunun yerine elektrik altyapısının nasıl yönetildiği, teknik denetim ve sistem güvenliği üzerinde duruldu.

Bu olay, modern şehirlerin elektriğe bağımlılığını bir kez daha gösterdi. Büyük bir kesinti yalnızca evlerin karanlıkta kalması demek değil. Haberleşmeden ödemelere kadar günlük yaşamın birçok parçası aynı anda aksayabiliyor.

Peki hükümetler protestoları karartmayla durdurabilir mi?

Elektrik kesintileriyle internet kesintilerini birbirinden ayırmak gerekiyor. Bir ülkenin elektrik şebekesinin çökmesiyle, yönetimin bilinçli olarak internet erişimini sınırlandırması aynı olay değil.

Ancak ikinci yöntemin siyasi amaçlarla kullanıldığına ilişkin güçlü belgeler bulunuyor.

Dijital haklar kuruluşu Access Now ve #KeepItOn koalisyonunun 31 Mart 2026'da yayımladığı rapora göre 2025 yılında 52 ülkede en az 313 internet kesintisi kaydedildi. Bunların 64'ü, 19 ülkede protestolar ve siyasi istikrarsızlık dönemlerinde yaşandı.

Kesintiler yalnızca insanların sosyal medyaya erişimini engellemiyor. Protestocuların haberleşmesini, gazetecilerin olayları aktarmasını ve yaşanan ihlallerin görüntülerle belgelenmesini de zorlaştırıyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin internet kesintilerine ilişkin çalışmaları da benzer bir soruna odaklanıyor. İnternet erişiminin özellikle seçimler, büyük protestolar ve siyasi gerilim dönemlerinde sınırlandırılabildiği belirtiliyor.

Dolayısıyla hükümetlerin iletişim altyapısını toplumsal hareketleri kontrol etmek amacıyla kullandığı örnekler mevcut. Fakat bundan bütün elektrik kesintilerinin siyasi amaçlı olduğu sonucu çıkarılamaz.

Elektrikleri kesmek gerçekten protestoları bitirir mi?

Elektrik kesintileri, internet kapatmaya göre çok daha geniş sonuçlar doğuruyor. Hastanelerin hizmetleri, ulaşım sistemleri, güvenlik altyapısı ve ekonomik faaliyetler de olumsuz etkilenebiliyor.

Bu nedenle bir şehrin elektrik şebekesini toplumsal hareketleri önlemek amacıyla bilinçli biçimde devre dışı bırakmak, protestocular kadar toplumun geri kalanını ve kamu kurumlarını da etkileyen bir müdahale olur.

Dahası, iletişimin kesilmesi protestoların mutlaka sona ereceği anlamına gelmiyor. İnsanların haberleşmesini zorlaştırabilse de toplumsal memnuniyetsizliğin nedenlerini ortadan kaldırmıyor.

Stok uyarılarını bu tartışmanın içine taşıyan asıl mesele, devletlerin gelecekteki krizlere hazırlanırken hangi yetkileri kullanabileceği. Siber saldırılara karşı koruma, enerji güvenliği ve olağanüstü durum yönetimi gerekli kamu görevleri arasında bulunuyor. Bu yetkilerin kötüye kullanılmasını önlemek ise hukuki denetim ve şeffaflık gerektiriyor.

Avrupa Birliği'nin yayımladığı hazırlık stratejisinde toplumsal protestoları elektrik kesintileri yoluyla bastırmaya yönelik bir hedef açıklanmış değil.

Buna karşılık internet erişiminin siyasi krizlerde bilinçli olarak engellenmesine ilişkin uluslararası raporlar, iletişim altyapısının gerçekten bir kontrol aracına dönüştürülebildiğini gösteriyor.

Bugün belgelenebilen tablo şu. Avrupa ülkeleri büyük ölçekli krizlere karşı vatandaşların kendi kendilerine yetebilmesini istiyor. Bazı hükümetlerin ise dünyanın farklı bölgelerinde iletişim kesintilerini siyasi baskı amacıyla kullandığı biliniyor. Bu iki gerçeği tek bir gizli planın kanıtı olarak birleştirecek doğrulanmış bir belge bulunmuyor.

Araştırmada kullanılan kaynaklar

Avrupa Komisyonu – EU Preparedness Union Strategy, 26 Mart 2025
https://commission.europa.eu/topics/preparedness_en

Almanya Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi – Kriz ve afetlere hazırlık rehberi
https://www.bbk.bund.de/DE/Warnung-Vorsorge/Vorsorge/Ratgeber-Checkliste/ratgeber-checkliste_node.html

ENTSO-E – İspanya ve Portekiz elektrik kesintisi nihai araştırma raporu, 20 Mart 2026
https://www.entsoe.eu/publications/blackout/28-april-2025-iberian-blackout/

Access Now – 2025 internet kesintileri raporu, 31 Mart 2026
https://www.accessnow.org/internet-shutdowns-2025/

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği – İnternet kesintileri ve insan hakları raporu, 2022
https://searchlibrary.ohchr.org/record/32085/files/2022-ShutDownReport.pdf

Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

İlginizi çekebilir

Genel

Ateşkes Var, Yemek Yok

Gazze’de 500 bin kişi gıda yardımından çıkarıldı, günlük sıcak yemek dağıtımı 100 bin porsiyon azaltıldı. BM, açlık kri…

3 dk okuma