İçeriğe atla

Olivia Colman'ın Yeni Filmi Wicker'da Hasırdan Bir Kocayla Sıra Dışı Aşk

Alexander Skarsgård ve Peter Dinklage'ın da rol aldığı fantastik korku-romantizm filmi, ABD'de 23 Ekim'de gösterime girdi, İngiltere'de 30 Ekim'de vizyona giriyor.

Can E.ohafalan editörüYayın · 2 dk okuma
XFacebookWhatsAppLinkedIn
Orta Çağ atmosferinde, loş ışıklarla aydınlatılmış taş bir köy evinde, hasırdan örülmüş insan biçimindeki bir figürle karşı karşıya duran kadın silüeti. Arka planda sisli köy ve mum ışıkları, karanlık masalsı sinema estetiği.

Olivia Colman'ın başrolünü üstlendiği Wicker, yalnız yaşayan bir balıkçı kadının kendisine hasırdan bir koca yaptırmasıyla başlayan alışılmadık bir aşk hikâyesini anlatıyor. Alexander Skarsgård'ın hasırdan yapılmış kocayı canlandırdığı filmde Peter Dinklage, bu sıra dışı eşin yaratıcısı olan sepet ustası rolünde. Yapım, romantizmle halk korkusunu birleştiren karanlık bir masal olarak izleyici karşısına çıkıyor.

The Guardian'da 29 Ekim'de yayımlanan Peter Bradshaw imzalı eleştiri, filmi geleneksel korku anlatılarının dışında konumlandırıyor. Bradshaw'a göre Wicker, ürpertici bir hikâye ile duygusal bir aşk masalı arasında gidip geliyor. Film, Ursula Wills'in 2006 tarihli The Wicker Husband adlı öyküsünden uyarlandı.

Bir sepet ustasından kusursuz koca siparişi

Hikâye, Orta Çağ'ı andıran küçük ve kapalı bir köyde geçiyor. Kadınların evlendiklerinde boyunlarına metal tasmalar takılması gibi tuhaf geleneklerin sürdüğü bu yerleşimde, toplumsal kuralların dışında yaşamak kolay değil. Olivia Colman'ın canlandırdığı orta yaşlı balıkçı kadın da köy halkının sürekli alay ettiği, yalnızlığa itilmiş biri.

Kadın, geçimini yakaladığı balıkları pazarda satarak sağlıyor. Ancak sattığı balıklar kadar kendisi de köylülerin küçümsemesine maruz kalıyor. Richard E. Grant'in canlandırdığı tembel ve beceriksiz doktor da ona kötü davrananlar arasında bulunuyor.

Elizabeth Debicki'nin oynadığı terzinin eşi ise balıkçı kadının en acımasız karşıtlarından biri. Köyün katı toplumsal düzeni içinde kendisine yer bulamayan kadın, sonunda alışılmadık bir çözüm düşünüyor. Peter Dinklage'ın canlandırdığı sepet ustasına giderek kendisi için hasırdan bir koca yapmasını istiyor.

Ustanın gizli atölyesinde ortaya çıkan bu insan biçimindeki eser, Alexander Skarsgård tarafından canlandırılıyor. Hasırdan örülmüş yüzünün ardındaki gözleri ve sakin tavırlarıyla yeni koca, köydeki erkeklerden oldukça farklı bir kişilik sergiliyor.

Hasırdan yapılmış ama köyün erkeklerinden daha iyi

Balıkçı kadının yeni eşi, onun hayal ettiğinden bile iyi bir hayat arkadaşı çıkıyor. Anlayışlı, duyarlı ve evdeki tamirat işlerinde becerikli olan hasır adam, fazla konuşmadan eşine destek oluyor. Evin geçimini sağlamayı ise balıkçı kadın sürdürüyor.

İkilinin ilişkisi yalnızca ev işlerinin paylaşılmasıyla sınırlı kalmıyor. Hasır koca, romantik anlamda da başarılı bir eş olarak tasvir ediliyor. Bradshaw, filmin bu tuhaf birlikteliğin fiziksel yönünü ayrıntılı biçimde açıklamaktan kaçındığını belirtiyor.

Kadının nihayet mutlu bir evlilik yaşaması, köyde huzur yaratmak yerine kıskançlığı körüklüyor. Özellikle terzinin eşi, balıkçı kadının yeni hayatından rahatsız oluyor. Başlangıçta tuhaf görünen birliktelik, çevresindeki insanların kendi ilişkilerini sorgulamasına yol açan bir çatışmaya dönüşüyor.

Korkuyla romantizmin arasında bir masal

Peter Bradshaw, filmin atmosferinde yazar Shirley Jackson'ın eserlerini hatırlatan bir karanlık buluyor. Ancak Wicker, alışıldık korku filmleri gibi sürekli ürkütmeye çalışan bir yapım değil. Mizahın da açıkça öne çıkmadığı hikâye, iki türün arasında kendine özgü bir anlatım kuruyor.

Eleştirmenin üzerinde durduğu unsurlardan biri, filmin hasır adam fikrini kullanma biçimi. İngiliz halk korkusu geleneğini hatırlatan bu figür, burada tehditkâr bir varlık yerine sevgi dolu bir eş olarak karşımıza çıkıyor. Asıl huzursuzluk, hasır adamın varlığından çok köy halkının bu ilişkiye verdiği tepkilerden doğuyor.

Wicker, ABD'de 23 Ekim'de gösterime girdi. İngiltere'de 30 Ekim, Avustralya'da ise 5 Kasım'da sinemalarda olacak. Olivia Colman ile Alexander Skarsgård'ın alışılmadık birlikteliği üzerine kurulan film, korku ile romantizmi aynı hikâyede buluşturarak toplumsal dışlanmayı ve evlilik beklentilerini ele alıyor.

Bu yazı hakkında ifade bırakın

OHA!falan’ı takip edinGünün haberleri, kısa videolar ve özetler her gün sosyal medyada.

İlginizi çekebilir